7 Mart 2015 Cumartesi

Er Mektubu

Er mektubu görülmüştür

2004 yılıydı liseye ilk gidişim. Bavulumu alıp sırtıma hiç bilmediğim bir şehre vurdum bütün ergenlik sivilcelerimi, yeni terlemiş bıyıklarımı ve kendimden olma utangaçlığımı. İnsan ancak 7,8 senede alışabiliyor kendine. Ki hala şaşırabiliyorsak yaptığımız hatalara, girdiğimiz yollara sustuğumuz insanlara,ya tanımıyoruz kendimizi yeterince ya da yetmiyor,yetmeyecek kelimeler bu kendini görmezden gelmeleri anlatmaya.

Beklediği tek şey ölüm olanlar sevinsin bırakın da günlerin çabuk geçmesine.Bizim daha yapacak çok işimiz, ölecek çok derdimiz var. Bu hal bu kasvet bu dert dağılmadı dağılmıyor dağılmayacak. Bu dişlerimin sararması da fırçalamayla geçmeyecek biliyorum. Ne ilgisi var demeyin hemen durup dinleyin bi önce. Belki sizin hayal dünyanızda bi Mini Cooper, İphone 6, Mavi Jeans, Adidas bilmem ne. Ben babamın dükkanının oralarda dolanan Hamal Yaşar'ı anlatacağım size.

Er mektubu yaşanmıştır.

Bi fotoğrafı olsa da koysam şuraya. Doktor derdi babam ona. Bazen Doktor Oktay bey derdi el kaldırırdı uzaktan Yaşar, bağırıp gülerlerdi birbirlerine. Tşörtünün iç cebinde Uzun Samsun olurdu muhakkak soft paket. Babamdan gizli bana bile bi dal vermişliği vardır esaslı adamdır Yaşar. Bi anası vardı evinde hasta. Belki kırkını geçmişti yaşı hiç evlenmemiş hiç bir kadına aşık olmamış belki hiç bir markayı takmamış üzerine. Anasına bile yemeği kendi yapardı, dedim ya esaslı adamdı Yaşar.

Gözlerim doluyor insanlar,
Er mektubu ıslanmıştır.

Sigarayı hiç eline almadan ağzında tutup içişine hayrandım. Hep onun gibi içmek istedim ama ya burnuma kaçırdım ya gözüme dumanı. Bi hamal arabası vardı büyük mavi önden çekmeli iki tekerli.Sallana sallana çekerdi arabasını mal taşırdı esnafa. Ama bir tek babamdan alışveriş ederdi.Babam da deftere yazarken hesabını hep üç beş lira eksik yazardı.

Burda biraz ara vereceğim
Er mektubu dumanlanmıştır.

Hayatında kimseye kötülük yapmamış o saf Yaşar bi gün yüzü gözü kanlar içinde geldi bizim bakkala. Karşı esnafın biri mal taşıtıp 15 lira deyip 10 lira vermiş Yaşar'a. Bizim Yaşar da bağırıp çağırmış sövmüş ağzına ne gelirse. 4 tane oğlu bir de çırağı esnafın,bi güzel halletmişler Yaşar'ı.  Yaşar dükkanın önündeki kaldırıma oturmuş kanlar yere damlıyor paramı verin diye bağırıyor. Babam koştu hemen durumu öğrendi. Yaşar'ı sağlık ocağına götürdü beni bakkala bırakıp. Geri gelince de dükkanın kepenk demirini alıp koşuşunu hatırlıyorum sadece. Başına yıkmış dükkanı adamın. O 5 lirayı da alıp Yaşar'a vermiş.

Er mektubunun intikamı alınmıştır.

O gün bu gündür ifrit olurum büyük marketlere, ihtiyacından fazla para kazanmak için ömrünü hayat gailesine atıp bir türlü dünya melanetinden çıkamayanlara. Mazlumun, işçinin, yetimin hakkını yiyip 3 kuruş için ahiretini satan zalimlere. Ve bizi durduk yere kendine borçlu eden banka reklamlarına. Bu dünya ayaktaysa Yaşar gibiler sayesinde ayakta. Bu dünya helak olacaksa Yaşar gibilerin hakkı yeniyor diye. Yani Yaşar iyi ki var dostlar. İyi ki yaşar gibiler var.

Yaşarı görmeyeli 6,7 sene var. Ama ben sigarayı ağzıma koyup elime almadan her içişimde her burnumdan çekişimde dumanı ve yanışında genzimin Yaşar'ı özlüyorum. Eğer sizin etrafınızda varsa Yaşar gibi mazlumlar, sahip çıkın benim yerime.

Sağlıcakla kalın, Hayırlı cumalar.

Er mektubu okunmuştur.

3 yorum:

  1. ''Hassasiyet yazgıdır''...Yazgını seveyim dostum;kalemin hiç durmasın..Er mektubu,görüldü,okundu,dumanından solundu !

    YanıtlaSil
  2. Er mektubu şımartılmıştır, çok teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil
  3. Er mektubu şımartılmıştır, çok teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil