+Buyrun? Dedi usulca kadın. Sesi deniz gibi ama hırçın saatleri. Saatler geri alınmış,kadın da bu duruma. Sesi çatallaşmamış tokat patlatacak gibi bir hışım. Belli ki kadın kışın ortasında bir eldiven, bir el, bir başka el ve onları izleyen bir başka göz.)
(Göz var nizam var el var güz var kış var. İnşallah kuş da olur. Dedi yazar içinden. Belki bir dalın sabahına denk gelir ötüşü. Belki kafese kapatılır cici kuş. Belki odanın içinde bir tur atıp omzuna konar sahibinin. Sahibi kimse artık ölmeden.)
+Ben şey... Sizi tanıyorum. Yani siz, sen... Ne zamandır burdan geçiyorsunuz saat 5e 10 varken şu köşede dolmuştan inip. Yandaki bakkala uğrayıp ekmek alıyorsunuz bazen.Yanında da sigara kırmızı Winston , ya da meyve suyu ama muhakkak kırmızı Winston. Parayı cüzdanınıza hep bakkaldan çıktıktan sonra koyuyorsunuz sinirli sinirli söylenip. Sonra şu köşedeki yoldan sağa dönüp mavi demir kapılı evin içine giriyorsunuz. 2 dakika sonra bir ışık yanıyor 3.katta sağdaki dairede muhtemelen orası eviniz.(Fazla uzadı giriş adamın sesinde telaş. Nabzı kulaklarında hissedecek kadar sert,alnının ortası ateş ateşin içinde kadın. Kadının içinde adam.)
-Evet orda oturuyorum. Ben de sizi görmüştüm bir kaç kere burdan geçerken. Genelde küfür ederek önünüzdeki arabayla uğraşıyordunuz ama tam seçemiyordum yüzünüzü. Adım Selma. (Adının içinde kadın, kadının içinde deniz. Denizin adını bilmese de kadın, kadın da adamın içinde.)
+Ben de Erkan. (Dedi adam. Elini uzatacak gibi oldu ama durdu.hep zamansız terlerdi elleri. Elleri motor yağı kokuyordu adamın, kadının eli muhtemelen şeftali. Elinin içinde bir el adamın. Memnun oldu.)
(Bir süre bakıştı adam ve kadın o 3 saniyede adamın aklında kadın. Kadının aklı başka bir yerde olacak ki çekti elerini hemen.)
+Şey ben.. Gitmem lazım ocakta kaldı yemek. (Yemeğin içinde acı, acının içinde adam. Kafasını sallayabildi sade.)
+Peki. (Dedi adam istemeyerek de olsa. Kadın gitti eteğini savurarak kaldırımda adam işinin başına döndü. Aynaya baktı önce kıp kırmızı yüzü)
Adamın kızarmış yüzünde hüzün. Hüznün ortasında bir güz, güz içinde bir yaprak. Yaprağın ortası delik. Düştü yere salınarak.
Çalar saatin sesine uyandı adam yatağından doğrularak. Aynaya baktı aynadaki yüzü beyaz, beyazın içinde rüya rüyanın içinde kadın, kadının içinde adam. "Erkan sofra hazır" dedi karısı içeriden, yüzünü saklayıp hüznünden içeri geçti adam.
Kalemine sağlık genç dostum :)
YanıtlaSil